Yazılım dünyasında yıllardır süregelen bir romantizm vardı: Gece geç saatlere kadar kahve eşliğinde siyah ekrana bakıp, klavye tıkırtılarıyla dünyayı değiştiren yalnız dahi imajı. Artık bu imajın, yerini çok daha endüstriyel ve pragmatik bir tabloya …
Yazılım dünyasında yıllardır süregelen bir romantizm vardı: Gece geç saatlere kadar kahve eşliğinde siyah ekrana bakıp, klavye tıkırtılarıyla dünyayı değiştiren yalnız dahi imajı. Artık bu imajın, yerini çok daha endüstriyel ve pragmatik bir tabloya bıraktığına şahit oluyoruz. Copilot, Claude, ChatGPT ve diğer büyük dil modelleri (LLM) araçlarının editörlerimize entegre olmasıyla birlikte, “yazılım geliştirme” kavramı kökten bir kimlik değişimi yaşıyor. Artık mesele söz dizimini (syntax) bilmek değil, neyin inşa edileceğini en doğru şekilde tarif edebilmek.
Eskiden bir geliştiricinin zamanının %60’ı standart, tekrar eden kod bloklarını yazmakla, %30’u hata ayıklamakla, sadece %10’u ise gerçek mimariyi kurgulamakla geçerdi. Yapay zeka bu denklemi tersine çevirdi. Artık o sıkıcı %60’lık dilimi saniyeler içinde yapay zeka hallediyor. Ancak bu durum, beklenen “yazılımcıların işsiz kalacağı” distopyasını değil, “junior” kavramının ortadan kalkması krizini doğuruyor. Eğer angarya işleri AI yaparsa, mesleğe yeni başlayanlar o kas hafızasını ve temel yetkinlikleri nasıl kazanacak? Usta-çırak ilişkisindeki “çırağın paspas yapması” evresi, dijital dünyada “AI’ın kod üretmesi”ne evrildiğinde, geleceğin ustaları nereden yetişecek?
Bu dönüşüm, yazılım geliştirme ekiplerindeki ürün geliştiricileri, teknoloji mimarları ve kod yazarları ayrımlarını flulaştırıyor. Geliştiriciler artık birer yazar olmaktan çıkıp, AI tarafından üretilen çıktıları denetleyen, güvenlik açıklarını kontrol eden ve parçaları birleştiren birer “orkestra şefi”ne dönüşüyor. Bu durum, yazılım kalitesini artırma potansiyeline sahip olsa da, “teknik borç” kavramını da değiştiriyor. Eskiden kötü yazılmış kod teknik borçtu; şimdi ise AI tarafından üretilen ancak geliştiricinin tam olarak mantığını kavramadan kopyala yapıştır yaptığı, çalıştığı halde “nasıl çalıştığı bilinmeyen” kodları kullanmamız en büyük riskimiz.
Geliştirme süreçlerindeki bu hızlanma, iş birimlerinin beklentilerini de arşa çıkarıyor. Eskiden iki haftada teslim edilen modüller için şimdi “AI ile yapmıyor musunuz, neden bu kadar uzun sürsün ki?” baskısı oluşturmakta. Oysa yazılım sadece kod üretmek değil; iş mantığını kurmak, zor senaryoları (edge-cases) düşünmek ve sistemin ölçeklenebilirliğini sağlamaktır. AI bize hızı verdi ama direksiyon hakimiyetini kaybetmemek için her zamankinden daha dikkatli olmamız gerekiyor. Kodun hammaliyesi bitmiş olabilir ama titiz, dikkatli ve sorgulayıcı mühendisliğe hala ihtiyacımız var.
Yazar: Ali Altiparmak
Kaynak: Shiftdelete