Bilgi
Hayatteknoloji.net - Türkiye'nin teknoloji portalı

  • DOLAR
    %0,22
  • EURO
    %-0,10
  • ALTIN
    %-0,30
  • BIST
    %1,70
Bit Rot: SSD’nizdeki Fotoğraflar, Sümer Tabletlerinden Önce Yok Olabilir

Bit Rot: SSD’nizdeki Fotoğraflar, Sümer Tabletlerinden Önce Yok Olabilir

Buluta attığımız bir fotoğrafın veya sabit diske kopyaladığımız bir projenin kıyamete kadar orada kalacağı gibi garip bir inanca sahibiz. Belki bazılarımız bunu hiç sorgulamamıştır bile. Oysa dijital dünya, fiziksel dünyamızdan daha kırılgan …

Buluta attığımız bir fotoğrafın veya sabit diske kopyaladığımız bir projenin kıyamete kadar orada kalacağı gibi garip bir inanca sahibiz. Belki bazılarımız bunu hiç sorgulamamıştır bile. Oysa dijital dünya, fiziksel dünyamızdan daha kırılgan. Müzelerdeki binlerce yıllık papirüsleri okuyabiliyoruz ancak 15 yıl önce CD’ye yazdırdığınız o tatil fotoğraflarını kurtarmak için muhtemelen profesyonel bir yardım almanız gerekir. Teknoloji dünyasının halı altına süpürdüğü en büyük krizlerden birine “Bit Rot” yani bit çürümesi kavramına gelin yakından bakalım.

Sorun sadece medyanın fiziksel bozulması değil. Evet, SSD’ler uzun süre elektriksiz kaldığında hücrelerindeki elektron yükünü kaybeder ve veri uçar. Mekanik disklerin motorları sıkışır. Ama asıl tehlike “format” eskimesidir. Bugün rahatça açtığınız bir .docx dosyasının veya özel bir RAW formatının 30 yıl sonra hangi yazılımla açılacağını kimse garanti edemez. NASA’nın 1970’lerdeki Viking görevlerinden kalan verileri okuyabilmek için, emekli mühendisleri göreve çağırıp ölü dilleri (eski kodlama dillerini) çözdürmek zorunda kaldığını biliyor muydunuz? Maalesef bizim kişisel arşivlerimiz için böyle bir kurtarma ekibi görevlendirme şansımız olmayacak.

Veri arkeolojisi kavramı tam da burada devreye giriyor. Geleceğin tarihçileri, 21. yüzyılı “Dijital Karanlık Çağ” olarak adlandırabilir çünkü ürettiğimiz her şey, okunması için çok spesifik donanım ve yazılım gerektiren, son derece dayanıksız manyetik alanlara hapsolmuş durumda. Bir kil tabletin üzerine kazınan bilgi, hiçbir enerjiye veya dekodere ihtiyaç duymadan 5000 yıl dayanabilirken, bizim “kalıcı” sandığımız dijital mirasımız tarih ölçeğini düşündüğümüzde yitip gitmeye mahkum.

Peki çözüm ne? Evet “yedek almak” yeterli değil. Veriyi göç ettirmek (migration) gerekiyor. Ortalama olarak, her 5 yılda bir verilerinizi yeni bir formata ve yeni bir medyaya taşımak güzel bir bireysel çözüm olabilir; eğer bulut hizmeti kullanıyorsanız bunu sizin yerinize yapmakta olduklarını düşünerek bir miktar rahatlayabilirsiniz. Ancak çekmecenizdeki sabit diskin yaşlandığını unutmayın. Belki de, kalıcılığını önemsediğiniz bir ilan-ı aşk epostasını kaliteli bir kağıda yazdırmayı ya da çocukluk fotoğrafınızın çıktısını almayı düşünmenin zamanı gelmiştir.

Yazar: Ali Altiparmak


Kaynak:
Shiftdelete 


Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
Veri

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Sponsorlu Bağlantılar
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM