WatchGuard’ın 2025 Türkiye siber saldırı raporu, ağ saldırılarında düşüş gösterse de kötü amaçlı yazılımlardaki artışa dikkat çekiyor.
WatchGuard tarafından yayınlanan 2025 Türkiye siber saldırı raporu, ülkemizdeki siber güvenlik manzarasına dair çarpıcı veriler ortaya koydu. Rapora göre, 2025 yılında toplam siber saldırı sayısı bir önceki yıla oranla %80 gibi rekor bir düşüş gösterse de, kötü amaçlı yazılım saldırılarındaki hafif artış ve saldırganların değişen taktikleri, tehlikenin boyut değiştirdiğini gösteriyor. Bu durum, rehavete kapılmak yerine savunma stratejilerinin güncellenmesi gerektiğini işaret ediyor.
2025 Türkiye Siber Saldırı Raporu İstatistikleri
WatchGuard Tehdit Laboratuvarı’nın verilerine göre, Türkiye’deki siber tehdit ortamında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Ağ tabanlı saldırılarda gözle görülür bir azalma dikkat çekerken, kötü amaçlı yazılımlar varlığını sürdürmeye devam ediyor. İşte rapordan öne çıkan temel istatistikler:
WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, ağ saldırılarındaki bu sert düşüşün, artan güvenlik yatırımları ve farkındalığın bir sonucu olduğunu belirtiyor. Ancak Evmez, kötü amaçlı yazılım tarafındaki artışın, tehdit aktörlerinin artık farklı yöntemlere yöneldiğinin bir kanıtı olduğunu vurgulayarak kurumları uyarıyor.
Saldırganlar Yöntem Değiştiriyor: Yeni Nesil Tehditler
Siber saldırganlar, artık geleneksel yöntemler yerine daha sofistike ve tespit edilmesi zor teknikler kullanıyor. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Kıdemli Satış Mühendisi Alper Onarangil, bu değişime dikkat çekerek, saldırganların artık ele geçirilmiş kullanıcı kimlik bilgileri ve sistemlerde zaten var olan araçları kullandığını belirtiyor. “Living off the land” olarak bilinen bu teknikler, saldırganların disk üzerinde iz bırakmadan aylarca fark edilmeden sistemlerde kalmasına olanak tanıyor.
Bu yeni tehdit ortamında, geleneksel antivirüs çözümleri yetersiz kalıyor. Onarangil, modern güvenlik için şu üç temel unsuru vurguluyor:
Sonuç olarak, Türkiye’deki siber saldırı sayısındaki genel düşüş olumlu bir gelişme olsa da, tehditlerin evrim geçirdiği gerçeği göz ardı edilmemelidir. Kurumların, bu yeni nesil tehditlere karşı proaktif ve bütüncül güvenlik stratejileri benimsemesi kritik önem taşıyor.
Peki, Türkiye’nin siber güvenlik karnesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Kaynak: Shiftdelete