FAA, Boeing 737 MAX ailesinin en büyük üyesi 737-10 için tip sertifikasını verdi. 230 yolcu kapasiteli uçağın teslimatları yakında başlıyor.
Havacılık bölümünün uzun müddettir merakla beklediği kritik onay nihayet geldi. ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), Boeing’in tanınan 737 MAX ailesinin en yüksek kapasiteli üyesi olan 737-10 modelini resmen sertifikalandırdı. Alınan bu yasal müsaadeyle birlikte üretici, önümüzdeki aylarda ticari teslimatlara başlamak için son pürüzü de geride bırakıyor.
ACSAA Standartlarıyla Gelen Yeni Güvenlik Kriterleri
737-10, 2020 yılında yürürlüğe giren Uçak Sertifikasyonu, Emniyet ve Hesap Verebilirlik Yasası’nın (ACSAA) katı kuralları çerçevesinde onay alan birinci ticari uçak unvanını taşıyor. Bu düzenleme; uçuş emniyeti değerlendirmelerinin derinleştirilmesini, insan faktörleri tahlillerinin en ince detayına kadar belgelenmesini ve sistem güvenliğinin bağımsız metotlarla kanıtlanmasını kural koşuyor.
Boeing mühendisleri, bu ihtiyaçları karşılamak ismine 2.000 saati aşkın uçuş testi ve 1.000 saatlik yer testi gerçekleştirdi. Süreç boyunca on binlerce sayfalık teknik dokümantasyon FAA heyetleriyle incelendi ve uçuş sistemleri en şiddetli senaryolarda doğrulandı.
Öne Çıkan Teknik ve Operasyonel Veriler
Gelişmiş atak açısı (Angle-of-Attack – AoA) sistemiyle donatılan 737-10, MAX serisinin tamamında standartlaşacak güvenlik altyapısını beraberinde getiriyor. Uçağın sunduğu temel operasyonel kazanımlar şu halde sıralanıyor:
Siparişler ve MAX Portföyünün Geleceği
737 MAX ailesi, bugüne kadar alınan 7.350 sipariş ve teslim edilen yaklaşık 2.500 uçakla pazarın en güçlü serilerinden biri pozisyonunda bulunuyor. Serinin en büyük gövdesi olan 737-10 ise şimdiden 30’u aşkın global havayolu şirketinden 1.555 adet kesin sipariş topladı. Bu sayı, teslim edilmeyi bekleyen toplam MAX siparişlerinin yüzde 30’undan fazlasına denk geliyor.
Ağustos ayında onaylanan yüksek rakım uzmanı 737-7 ve filolarda etkin olarak uçan 737-8 ile 737-9 modellerinin yanına katılan 737-10, tek koridorlu segmentte filo idaresini tek bir pilot havuzu ve ortak modül altyapısıyla birleştirerek havayolu şirketlerine önemli bir lojistik avantaj sağlıyor.
Kaynak: Shiftdelete